Anasayfa   Müftülüğümüz   Faaliyetlerimiz   Personelimiz   Makaleler  

KEMALİYE'DE 2009 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI ETKİNLİKLERİ  

Kutlu Doğum Haftası nedeniyle Müftülüğümüz ve T.D.Vakfı Kemaliye Şubesi tarafından 19.04.2009 Pazar günü Diyanet Vakfı  Konferans Salonunda Program düzenlendi.

  

 İlçe Müftülüğümüz ve T.D.Vakfı Kemaliye Şubesi işbirliği ile hazırlanan Kutlu Doğum etkinlikleri Tiryakioğlu Camii konferans salonunda halkın büyük katılımı ile gerçekleştirildi.

  Kutlu Doğum Haftası hazırlıkları haftalar öncesinden başladı. Basta İlçe Müftüsü Basri BEKTAS olmak üzere İlçe Müftülüğünde görevli tüm personelin özverili çalışması ve katkıları ile bu Haftanın Kâinatın Efendisi Hz. Muhammed(sav)'in doğum yıldönümü olduğu Kemaliye'deki küçük-büyük herkese bir kez daha hatirlatildi. Halkın rahatlıkla görebileceği yerlere pankart ve afişler yapıştırıldı.

 İlçe Müftülüğümüz ve T.D.Vakfı Kemaliye Şubesi işbirliği ile hazırlanan Kutlu Doğum etkinlikleri Tiryakioğlu Camii konferans salonunda halkın büyük katılımı ile gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan konferans, Kuran-ı Kerim tilaveti ve İlçe Müftüsü Basri BEKTAŞ’ın açılış konuşması ile devam etti.

  Mukaddes Muhlis CÜHER İlköğretim Okulu öğrencilerinden şiir okuma yarışmasında dereceye giren öğrencilerin Şiirlerini okuması herkesi duygulandırdı.

 “İslam’da Aile” konulu konferansı  mükemmel bir konuşma ile veren Elazığ Üniversitesi Öğretim Görevlisi M.Emin SERT davetliler tarafından ayakta alkışlandı.

  Tiryakioğlu Camii konferans salonunda  düzenlenen konferans tek kelimeyle muhteşem oldu. Halktan bayan, erkek ve çocuklardan oluşan büyük katilim gözlendi.
                           

  

  Katılanların tümüne, Dolunay Köyü İmam-hatibi Murat VARLI Hocanın temin ettiği canlı gül dağıtıldı.

  Şiir ve kompozisyon dalında dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesi ve yaklaşık 1000(bin) kişinin katılımı ile verilen kavurma, pilav ayran ve tatlı ikramı ile konferans sona erdi. Halkın yoğun katılımı ve memnuniyetleri “ve ilçemiz de bir ilk gerçekleşti” beyanındaki taltifleri gelecek yıllara ait şevkimizi artırdı. İlçe sakinlerinden bir çok kişi kurum ve esnaf müftülüğümüze bizatihi gelerek veya telefon ederek memnuniyetlerini belirttiler.

Ajanda ve kalem yaptırılıp özellikle ilim ve kalem sahiplerine hediye edildi. Personelimize de ayriyeten özel kalemlik yaptırılıp günün ve yılın anısına hatıra olması için hediye edildi.

                                                    TEŞEKKÜRLERİMİZİ ARZ EDİYORUZ

  Kâinatın Efendisi Hz. Muhammed (as) doğumu programımıza katkıda bulunan herkese,personelimize ve tüm Kemaliyeli hemşerilerimize teşekkür ediyoruz.O hepimizin Peygamberi, O'na Salat ve Selam olsun.

 

   *Dalında Dereceye Giren Kompozisyon*
 

 

 

 

BEDRIN ASLANLARI VE EFENDISI

 

Gönül deryamın en derinindeki kahramanlar bölüğü ve Efendisi: Sizler ki İslam’ın ilk şehitleri, sizler ki cennetle müjdelenmiş yüce kişiler, sizler ki Kâinatın Efendisinin kölesi olmaya razı nesil... Sizler birer aslan birer kahraman; kim durdurabilirdi ki sizleri? Hz. Omer, Allah Allah diyor; Bahadır Hamza, heybetle duruyor; Hz. Ali aslan gibi kükrüyor; Hz. Osman sahadetler getiriyor. Hz. Asım bin Sabit'in ve diger ashabların Allah Allah nidaları dagları inletiyordu. Kim durdura birdi ki sizleri? Kayaları döven hırçın dalgalar gibi deli deli esen cöl rüzgarlan gibiydiniz sizler. Nasil gökyüzünde hüzünlenen bulutlar deniz olusturacak kadar ağlıyor ise Asr-i Saadetin aslanları da kanlarından bir deniz oluşturacak kadar savastilar ve her birinin kanı İslam aleminin bir gülü oldu. Tabi ki basta güllerin efendisi Hz. Muhammed(s.a.v).

Efendim sis dağının perdelerini aralayarak mübarek hayatından kesitler geliyor gözümün onüne. Uhud'taki Bedir'deki kahramanların, aslanların geliyor. Senin öldüğünü zannedip hüzne kapılan ashabına " Niye burada oturuyorsunuz; O öldükten sonra yaşayıp da ne yapacaksınız?" diyen sahaben canlanıyor gözlerim de. Öyle bir atılmıştı ki savaşa bu cesur yiğit, savaş sonunda kız kardeşi onu sadece tırnaklarından tanıyabilmişti. §imdi ey Resul sana verilen onca can varken biz sensiz yasayıp da ne yapalım?

Bir tek dileğim olsa şuan ne isterdim biliyor musun Efendim? Senin asrında, o saadet asrında, senin için bir canda ben vermek isterdim. Hiç olmasa senin ve aslanlarının ayağının tozu olmak isterdim. Çünkü O; Senin ve aslanlarının ayağını öpüp yüreğimi kamçılayan hasretten ancak bu sayede kurtulabilirim.

Sensizliğin ve aslanlarının soğukluğu titretirken vücudumu şimdi; sen ey Resul yakıcı çöl sıcaklığında aslanlarınla serin bir meltem gibi okşuyordun gönülleri. Sevginin doruklarına doğru bir tırmanış başladı. §imdi ruhsuz kupkuru çöllerden gönül bahçelerine hasretin başladı.

Ey Kainatın Gülü! Seni ve kahramanlarını sevince her mevsim bahar, her gece gündüz oluyor bana. Senin yoldaşlarını sevince hayatim gül bahçesine dönüyor. Dikensiz gül bahçesine... Yüreğimde köpük köpük kabaran sevgi tomurcukları oluşuyor. Bu tomurcuklara yüreğimi teslim ediyorum. Bu tomurcuklara kendimi teslim ediyorum.

Sevgi dedimde, Hz. Ebubekir düştü aklıma yoldaş Ebubekir, Sıddık Ebubekir, Bedrin kahramanı Ebubekir... Mağaradaki haliniz canlanıyor gözümde. Hani mübarek başını koymuştun ya Dostun dizine, O da Sen rahatsız olmayasın diye kıpırdamaktan bile çekiniyordu. Bu an bir ömre bedeldi sanki ama birden iliklerine kadar isleyen bir sancı duydu O Güzel Dost. Bir yılan sokmuştu ayağını, ama bu sancı engellemedi o anki saadeti. Kıpırdamıyordu dayanamayarak iki damla yaş düştü dostun gözlerinden mübarek yüzüne sadece iki damla... Ne güzel sevgi ne güzel sabır... Sevgiliye duyulan ne büyük bir muhabbet...

Akif in dediği gibi onlar şanlı idi. Ebubekirler, Hamzalar, Aliler, Osmanlar şanlı idi. Hem de aslan şanı idi. Ama şanlı olan birileri daha vardı iste o şanlı kişiler tarihimizin Şanlı savaşı olan Çanakkale Savaşı şehitlerimiz. Onlar ki vatanin her karış toprağını ve gökyüzünde dalgalanan o al sancağı kanlarıyla sulayan mücahitler. Onlar ki kanlarının her damlasını yurdu için dini için döken peygamber çiçekleri... Onlarda Bedrin Aslanları gibi ölümden bir an olsun korkmadılar hatta ölüme koşarak gittiler. İste O peygamber Çiçekleri de en az Bedrin aslanları kadar şanlı idi.

Ey gözlerde ışıl ışıl yanan Bedrin meşaleleri, alınlarda pırıl pırıl yanan ahlak-i Kur'an olan Sultanim. Biz sizin gibi sahip çıkamadık İslam’ımıza ve yurdumuza. Çaresizlerin kanadı düşkünlerin ilacı olamadık sizin gibi. Cahillere hoşgörülü olamadık sizin gibi Efendim. Çöl sıcaklığında insanları üşütür olduk. Bir bir Asim olamadık niye mi? Kulaklarınızı açıp da bunu iyi duyun. Akif ne diyor:

 

"Asım’ın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek:

İşte çiğnetmedi yurdunu, çiğnetmeyecek."

 

                                          Ridvan ANUR

                                         12/Sosyal - 146

 
 

Erzincan Kemaliye Müftülüğü resmi web sitesi