Başbağlardaki Acı Hala Taze.
Başbağlar Katliamının 17.
Yıl Dönümü
Erzincanın Kemaliye ilçesine
bağlı Başbağlar köyünde, 17 yıl önce terörisler tarafından
katledilen 33 kişi törenle anıldı.
Başbağlarda 5 Temmuz 1993
tarihinde hainler tarafından gerçekleştirilen saldırıda
katledilen 33 vatandaş, şehit edilmelerinin 17. yıl dönümünde
törenle anıldı. Aradan geçen zamana rağmen köyde acılar tazeliğini
korurken, törende duygu dolu anlar yaşandı.
Köy meydanında düzenlenen
anma töreninde saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın
okunmasın ardından ilk konuşmayı 17 yıl önceki katliamdan 3 kurşun
yarasıyla sağ olarak kurtulmayı başaran Köy Muhtarı Ali Akarpınar
yaptı.Yaşadığı korkunç olayı anlatan Ali Akarpınar, milli birlik ve
beraberlik mesajı verdi. Akarpınar, "Ülkemizin büyümesini istemeyen
dış ve iç odakların vatanımızın bölünmesi için ortaya koydukları
oyunun taşeronu olan hainler bin yıldan fazla tarihe dayanan
kardeşliğe fitne sokmak ve kardeşi kardeşe düşman etmek amacıyla 2
Temmuz 1993'te Sivas'ta yapılan kültür etkinliklerini protesto
ederek Sivas Katliamını gerçekleştirdiler. 5 Temmuz 1993'te
Başbağlar için başka gündü. Köye gelen terör örgüt mensupları 5
köylümüzü evlerinde diri diri yaktı, ardından da 28 köylümüzü
kurşuna dizerek 33 kardeşimizi katletti. Teröristler, 600 yıllık
geçmişe dayanan köyümüzde tarihin ender görülen katliam bir
gerçekleştirdi. şeklinde konuştu.

Köy halkının zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadığı törende daha
sonra bir konuşma yapan Kemaliye Kaymakamı Metin
YILMAZ ise; 17
yıl önce yaşanan acıların hala yüreklerde hissedildiğini belirterek,
"Hiçbir güç, vatandaşımızın en doğal hakkı olan yaşama hakkına
saldıramaz. Saldırı karşısında ise bizleri bulacaktır"dedi.
.
Vali Abdulkadir DEMİR ise Başbağlar' a kabuk bağlamış yarayı
kaşımaya ya da kanatmaya gelmediklerini söyledi.
Vali Demir, Başbağlar' a tarihin en büyük insanlık
suçlarından birisi olan Başbağlar katliamının çirkin ve kanlı yüzünü
bütün dünyaya göstermek için geldiklerine vurgu yaparak, "Bugün
buraya insanlık suçunun vahşi şeklini, iğrenç yüzünü tüm dünyaya bir
daha gür sesle duyurmak için geldik. Ayrıca şu kararlılığı bir kez
daha vurgulamak istiyoruz; terör yolu çare değildir. Vatan müdafaası
için dün ortak düşmana karşı omuz omuza veren, aynı uğurda gazi ve
şehit olan ve kanlarıyla renklendirdikleri al bayrağımız altında
mesut, aynı topraklarda koyun koyuna sarmaş dolaş yatan kahraman
atalarımızın biz torunlarını birbirine düşman yapamayacaksınız.
Acımız bir, tasamız bir, adımız bir, şanımız bir, tarihimiz,
kültürümüz, bir, bir, bir. Bu kadar bir, birbirimizi birbirimize
kuvvetle, samimiyetle, muhabbetle bağlamakta. Bu bağları kopartmaya
gücünüz yetmeyecek. Biz bu tarihe ve kültür mirasına arka dönemeyiz.
Bizi biz yapan değerleri inkâr edemeyiz, yanlışlarda ısrar edemeyiz.
Sivas'ta yakılan vatandaşlarımızla yüreğimiz yanmaya devam ediyor.
Başbağlar da hunharca katledilen masum insanlarımızla yüreğimiz
kanamaya devam ediyor. Her iki acıyı da yüreğimizde hissediyoruz.
Kalplerimizi kanatan bu insanlık dışı katliamları gerçekleştirenleri
bir kez daha şiddetle, nefretle kınıyorum." diye konuştu.

Diyanetten sorumlu Devlet
Bakanı Faruk ÇELİK etkinlikte yaptığı konuşmada, Başbağlar'da
yaşanan katliamın, milletin ortak acısı olduğunu ifade etti.
Çelik, 17 yıl önce, Başbağlar'da milletin bağrına ateş
düşürüldüğünü ifade ederek, şöyle dedi: Bugün yaşadığımız acıyı
anlatmaya kelimeler yetersiz, cümleler kifayetsiz kalıyor.
Başbağlar, dillerin tutulduğu, boğazımıza düğümlendiği yerdir.
Başbağlar, milletimizin ortak acısının ortak mateminin adıdır.
Başbağlar denildiği zaman Türkiye'nin dört bir yanında boyunlar
bükülmekte, gözyaşları akmakta, yürekler sızlamaktadır. Tam 17 yıl
önce kalbimize bir hançer saplandı. Değil 17 yıl, yüzlerce yıl geçse
de bu acıyı, bu acıyı bize yaşatanları, asla ve asla unutmayacağız.
Bugünü andıkça birbirimizin elini daha sıkı tutacak, birbirimize
daha sıkı sarılacağız. Bu vesileyle 5 Temmuz 1993'teki hain
saldırıda hayatını kaybeden 33 vatandaşımıza bir kez daha Allah'tan
rahmet, ailelerine ve milletimize baş sağlığı diliyorum. dedi.
Üç gün önce yine ortak bir acıyı paylaşmak ve orada katledilen 37
vatandaşı anmak için Sivas'ta olduklarını anımsatan Bakan Çelik, bu
katliamların arka arkaya meydana gelmesinin çok anlamlı ve manidar
olduğunu vurgulayarak , Her iki olay da aynı kanlı ellerin
ürünü, aynı senaryonun iki farklı sahnesidir. Yakın geçmişimizde çok
gördük.Bu olayların amacı, açık ve net şekilde ortadadır.
Farklılıklarımızı istismar etmek suretiyle, toplumumuzun uzuvları
arasında nifak tohumları ekmek ve bu suretle bir çatışma ortamı
yaratmak amaçlanmıştır. Anadolu'yu Anadolu yapan değer ve
çeşitlilikler, parçalanmak, birbirine düşürülmek istenmektedir.
Allah'a çok şükür ki, milletimiz bu kanlı senaryoların parçası
olmamıştır. Çünkü bizim milletimiz tarih boyunca her senaryoyu
görmüş, her acıyı yaşayarak tecrübe etmiş bir millettir.
diye konuştu

Başbağlarlı minik çocuklar açtıkları Türk
bayrakları ve dövizlerde teröre lanet okudu.
Konuşmaların
ardından şehitliğe geçilerek Kuran-ı Kerim okundu. İl Müftüsü
Burhan İŞLİYENin yaptığı duanın ardından tören sona erdi.
***
Erzincana 204 kilometre
uzaklıkta bulunan Barasor Vadisinin en son köyü olan Başbağlara 5
Temmuz 1993 tarihinde eli kanlı hainler ,100 kişilik
grupla gelerek, akşam namazında bulunan köyün erkeklerini bir alanda
topladı.
Köyde kadın, çocuk ayrımı
yapmadan meydanda yaklaşık 1,5 saat terör örgütünün propagandasının
yapılmasının ardından aralarında Cami İmam-Hatibi Adil TORUN'la
beraber bütün erkekler şehid edildiler.
Terör örgütünün
gerçekleştirdiği saldırıda 28 kişi kurşuna dizilirken, biri çocuk 4
bayan da yakılan evlerde diri diri yanarak can verdi.
|